Thursday, February 23, 2012
Saykodan masallar
Şan birkaç gecedir uyumamak için resmen direniyor. İki saatlik bir mücadelenin sonunda kolumuzda sallayarak zar zor uyutuyoruz. Dün gece "Bu ne yahu!!! Bu çocuğun yatağa konunca kendi başına uyuması gerekiyor!!!" diye kafamız attı. Çocuğun yatağın içinde bir sağa bir sola gidip gelip, beni kucağınıza alın sızlanmalarına dayanamayınca aklıma oğlana masal okumak geldi. Birkaç ay önce oğlana okuruz diye aldığımız "Uykudan önce Grimm Masalları" diye bir kitap vardı, hemen gidip onu aldım.
Kitabın hem kapağı hem içi resimli, içinde 25-30 masal var. Çoğu bilindik. Pamuk prenses, külkedisi, kırmızı başlıklı kız, fareli köyün kavalcısı vs. Hemen ilk masalı hevesle okumaya başladım.
Pamuk prenses. Klasik hikaye. Herşey olması gerektiği gibi başladı, ama masalın bazı yerleri, en azından benim bildiğim versiyondan biraz farklı idi. Mesela yakışıklı Prens, pammık prensesi cam tabutun içinde görünce direkt pazarlığa başlıyordu.Aynen masalda olanı yazıyorum:
...
Prens camdan tabutun içinde Pamuk Prenses'i görünce çok etkilenmiş.
Cüceye:
"Bu tabutu bana verirseniz, karşılığında ne isterseniz size veririm" demiş.
Cüce:
"Biz onu satmayız!" demiş. (onun yerine "Napıcan, manyak mısın?" deseymiş keşke)
Prens:
"Öyleyse hediye edin" demiş. (satmıyorsanız hediye edin nedir yahu?)
Cüce bu kararı tek başına veremeyeceğini, arkadaşlarına danışması gerektiğini söyleyerek onların gelmesini beklemişler. Cüceler gelince durumu anlatmışlar.
Yedi cüceler, bu iyi kalpli delikanlıya acımışlar ve izin vermişler. (bu cüceler adam olmaz..)
Prens adamlarını çağırtıp tabutu kaldırırken biri taşa takılınca tabut ellerinden düşmüş. Pamuk Prenses tabutun içinden fırlamış. Fırlar fırlamaz boğazına takılmış olan zehirli elma parçası pat diye ağzından düşmüş.
Kendine gelen Pamuk Prenses doğrulmuş ve nerede olduğunu anlamadan gözünü açmış, yakışıklı Prens'i karşısında görmüş. (Yahu bu yakışıklı prensin gayet romantik bir şekilde yamık prensesi öpmesi gerekmiyor muydu? En azından benim bildiğim versiyonu öyleydi. Ulan sapıklık bende mi acaba?)
...
Bunlar çok önemli değil. Asıl bomba masalın sonunda.
Kötü kraliçeye verilen cezayı duyunca okuduklarınıza inanamayacaksınız.
...
Kötü kalpli kraliçe önce düğüne gitmek istememiş, fakat huzursuz olmuştu, oraya gitmesi ve genç kraliçeyi görmesi gerekiyordu. İçeri girdiğinde Pamuk Prenses'i tanımıştı, korkudan ve şaşkınlıktan oracıkta kalakalmış ve hiç kımıldayamamıştı. Fakat çoktan demir ayakkabılar, kömür ateşinin üzerine konulmuş, kızartılıp maşalarla içeriye taşınmış ve önüne bırakılmıştı. Kraliçe ceza olarak kırmızı, kor halindeki ayakkabıları giymek ve ölüp yere düşene dek dans etmek zorunda bırakılmıştı.
...
Hobaaaa...Yuuuhh... Bu nasıl bir sapık hayal gücüdür, nasıl bir zihin çocuklara yazılmış masal kitabında böyle bir ceza (işkence) tarifi yazabilir. Hadi tahtası eksik birisi bunu yazdı, bu kitabı basmadan önce hiç okuyan editör vs. olmadı mı? Abi bu biraz ağır (!) kaçmış, çocuklara bu okunmaz diyen olmadı mı. Bu masallar çocuklar için olmamış ki... Nasıl South Park büyüklere çizgi film ise, bu da büyüklere masallar. CSI, Bones seyredeceğine bunu oku.
Masalın sonundaki bu iki cümleyi okuyunca anında bu paçavrayı ortadan kaldırdım. Çantama attım sırf size bunları yazabilmek için. Ama ilk işim bu kitabı ait olduğu yere, yani çöpe, göndermek olacak. Diğer masalları bile okumaya tahammülüm yok. Kimbilir onlarda neler vardır... Kor halindeki demir ayakkabıları giyip, ölene kadar dans etmek zorunda bırakılmak mı? Ufff... Hele hain kurdun, kırmızı başlıklı kıza neler yapabileceğini tahmin edebiliyor musunuz? Muhtemelen Testere filminde bile böyle sahneler göremezsiniz. Aman diyim...
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

No comments:
Post a Comment